Pirenses Jadı Jedi's Blog

Just another WordPress.com weblog

  • Categories

  • Recent Comments

    sona on
    sona on evvel zaman
    JADI JEDI on
    Anonymous on
    sona on VENGO
  • Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

    Join 3 other followers

Yarimada Öykuleri

Posted by pirensesjadijedi on December 1, 1998

KAZIYIP KAZAN

Keflke para bulabilse!
Doktora gitmeden önce ana caddede k›sa bir süre yürümüfltü. Randevusu saat 18:30’dayd› ve sonunda ailesinin gönderdi€i bir miktar paray› çekebilmek için bankan›n önünde durdu, cüzdan›n› açt› ve kart›n› yerinde bulamad›. Kart› evde unutmufltu. Oysaki, o çok özendi€i ma€azaya gidip birfleyler almay› planlam›flt›. Herfleye ra€men yine de o ma€azaya gitmiflti.
– Fiyatlar artm›fl ve yeni birçok fley gelmifl.-
Ma€azaya girdi€inde dimdik tuttu€u omuzlar›, flimdi a€›rlaflm›fl ve bedeni ise alt›nda çökmüfltü. Art›k zorlukla dik tutuyordu kaburgas›n›. Buna nas›l dayan›l›rd›?
Hem söylenerekten, hem de gözleri kaz› kazanc› arayaraktan doktoruna gitmiflti. “ Kaz› kazan”. Geçen cumartesinden beri ayn› hayali kuruyordu: Kaz› kazandan para kazan›p özlemledi€i herfleye sahip olabilmek!
Doktordan sonra da gözleri yine kaz› kazanc› arayaraktan flehir merkezine do€ru yürümeye bafllam›flt›:
“-E€er bir milyar kazan›rsa, bunun beflyüz milyonu ile istedikleri tamama eriyordu. Geri kalan beflyüz milyonu bankada faize yat›rd›€›nda Aral›k sonunuda bu miktar 3333$ ediyordu. Acaba uzun y›llard›r düflledi€i Almanya ve ‹talya yolculu€undan vazgeçip, Amerika hayalleri mi kursayd›?-”

…..Ve o da öyle yapm›flt›:
“- Tek bafl›na düflüyordu Amerika yollar›na. Hatta annesi ona 667$l›k bir destek yapm›flt›. Böylece önce ‹rlanda’ya gidiyor ve oradan da gemiyle Amerika’ya geçiyordu. Kalacak yer sorun de€ildi. Amerikadaki hostel› ayarlam›flt› bile.New York’da belefl belefl dolafl›rken birden bir yay›n evine girip kitab›n› bast›rma çabas›nda bulunuyordu. Tabiki editör önce onu tersliyor, sonrada büyük yetene€i farkediyordu. Editörle gezip dolaflmaya bafllad›ktan k›sa bir süre sonra hosteldan ayr›l›p editörün evine tafl›n›yordu. Büyük aflklar›n›n bir ürünü olarak da kitap ç›kyordu. O, bu arada kimseyi unutmam›flt›. Herkese düzenli olarak yaz›p duruyordu.
…..duruyordu. Zaman bile çarp›flma an›n›n yo€unluyla duruyordu. Herfley o dakikadan beri durup duruyordu. O ise flimdi limuzinin tekerlekleri aras›nda yat›yordu. Son ç›rp›n›fllar art›k fayda sa€lam›yordu.
Olaya flahit olmak amac›ndaki birçok insan limuzinin çevresine doluflmufltu. ‹çlerinde sehpas› elinde, evine gitmeye çal›flan bir kaz› kazanc› da vard›. ‹tifl kak›fl›n aras›nda öne geçme çabas›ndayd›. Bir anda dengesi bozuldu ve ekmek kap›s› olan sehpas›n› dengesi için feda etti. Yuvarlanan sehpadan k›z›n üstü kaz› kazanla kapland›. Son ümit u€runa k›z bir tane ald›, kaz›d›, kaz›d›€› bofl ç›kt› ve orac›kta hayallerinin ötesindeki hayata vard›. Ön s›ralarda bulunan iyi giyimli, bofl bak›fll›, spor arabas›n›n anahtar›n› elinde pervas›zca döndüren genç ald›, kaz›d› ve bir milyar ona ç›kt›.

JDA ’98


Son Karedeki Film

S›rlar, s›rlar, ve s›rlar….
S›n›rlardan ç›kan s›rlar ve aç›ld› ka€›tlar deste deste döküldü ne anlatacaksa ellerimize.
Odada oturmuflum bela düflünüyorum. Küçük öyküler geçiyor gözlerimin önünden. Özlemiflim. Ama, özletememiflim. Buna yan›yorum içten içten. Sevmiflim ve sevilmiflim. Buna da flafl›r›yorum hem içten, hem de d›fltan. Kap›n›n aç›lmas› an meselesi bile de€ilken, birden aç›l›verir kap› tüm iç g›c›klay›c› hayk›r›fl›yla. Pembe bir fil homurdanaraktan odaya dal›verir. Benli€im onu beklermiflcesine, ne bir korku, ne flaflk›nl›k, ne de kendini aç›kça ortaya koyuveren baflka baflka belirtiler gösterir. Fil dolaba do€ru gidip tahtadan kap›y› açar. Bir havlu al›r ve hortumunu kurular.

-Burnuma su kaç›rd›m da…

Bu söylenen sözcüklerde bir tuhafl›k hüküm sürmekte. Ama, nerede? Yoksa olan bitenlerin hepsinde mi bir acayiplik var olmakta?

-Hadi ya?! Nas› oldu abi? Pardon “Fil abi”!

-Önemli de€il! Ya ne bileyim, burnuma su çekip içe-bilmem gerek. Fakat, nedense ben yapamad›m. Beceremedim iflte! Bo€az›ma kaç›rd›m.

-Tekni€i bilmiyorsundur belki.

-Yok k›z›m! Bunu filler ortaya ç›kt›klar›ndan beridir yap›yorlar…daha do€rusu ‘m›fl’. Ama, ama ben! Ben yapamad›m.Niye; Neden; Niçin?

Köfleye çöküp a€lamaya bafllar. ‹çimdeki hüsran ve ac›ma k›p›rt›lar›na dayanamay›p onun yan›na koflar›m; sar›l›r ve berabercene a€lamaya koyuluruz.Ç›ld›rm›flcas›na a€lar›z.Kocaman kafas›n› omzuma tam s›€d›ramam›fl, her h›çk›r›kta burnu s›rt›ma, kulaklar› da surat›ma çarpmakta. Tüm,bunlara inatla berabercene h›çk›rd›kça h›çk›rmaktay›z.

Aradan ne kadar geçti bilemeyece€im; hem bu ac› çekifli daha fazla sürdürmemek, hem de surat›mdaki ve s›rt›mdaki istemsiz tokatlardan kurtulmak amac›yla:

-Hadi banyoya gidip elimizi yüzümüzü y›kay›p aç›lal›m!, derim.

Beni duyan kim?
Onu kucaklad›€›m gibi banyoya götürürüm. Koca gövdesini tafl›man›n pek kolay oldu€unu söyleyemiyece€im. Ön ayaklar› gö€süme,arka ayaklar› belime dolanm›fl, ben de poposunun alt›ndan kavram›fl, tafl›r›m onu banyoya. Bir onun yüzünü, bir de kendi yüzümü uzunca bir süre y›kay›p, pembecik filimin sadece h›çk›r›klar› kal›nca onu odaya götürürüm. H›çk›rmalar aras›nda ikimize de birer bardak kahve…

-Bi sigara da bana yaksana!

Hadi buyrun bakal›m! Bir de sigara içecekmifl…

-Nas› içecen o’lum?

-Sen yak da, gerisine kar›flma.

Sigaray› yak›p kacaman a€z›na yerlefltiririm.Derince bir nefes çekip, sigaray› hortumuyla kavrad›€› gibi kültablas›na uzat›p silker. fiahit olduklar›m üzere bildi€im tüm dualar› okumaya bafllar›m. Baflka ne çare, dine dönelim bari!

-Abi sen nesin ya?

-Ne sen sor, ne de ben söyliyeyim…Ama du bakay›m, anlatay›m da aç›lay›m bari. Bak can›m, ben gençken hipi idim. Sonra bi punduna gelip evlendim. Çoluk, çocuk vs…Bunlarla beraber iyi içki, iyi sigara, iyi yemek ve sonras›nda gelen ölümüm.

Gözlerim faltafllar›n› k›skand›r›rcas›na büyümüflken o, sigaras›ndan bir nefes daha al›r ve tekrar kültablas›ndaki yerine koyar. Kahvesinden de bir yudum içtikten sonra devam eder:

-Neyse efendim, cehennemin kap›s›na geldi€imde fleytanla bir sohbet bir sohbet… Sigara, bira falan buldu bizim fleytan, bi güzel cehennemin kap›s›nda içmeye bafllad›k m›! Neyse, bi ara fleytan bana “Abi ya, sen eskiden hipiysen bizim özel hizmetimizden de yararlanabilirsin. Fakat, kimseye söyleme ha. Öyle fazla yaym›yoz. Yoksa adam kalmaz bizim buralarda.” dedi. Neymifl, istedi€im bir flekilde dünyaya geri dönebilirmiflim.Ben de bi halt varm›fl gibi fil olarak geri gelmek istedim.

– ‹yi de bu pembelik nereden ç›kt›? Bunu da m› sen siparifl ettin.

– Yok! Bana ait bölümü sadece fil saçmal›€›. Fakat, bizim zebani öyle zomdu ki, beni pembe bi fil olarak geri gönderdi. Ne o, ona çok sevimli mi geliyormufl, neymifl!!

– E peki, burada ne iflin var?

-Ay›ld›€›nda anlars›n. Sen anlars›n da, ben nas›l anl›yacam bilemiyorum. Hep böyle oluyo ya! Ne gerçek bi filim, ne de burada olmam›n sebebinden haberdar›m.

O tekrar a€lamaya bafllad›€›nda benim için yeni bir günün ›fl›klar› kendini göstermeye bafllar. Ne çare, içki satan bir yer de yok ki buralar da, ay›lmadan kal›p filim ile birlikte sonsuzlu€a uzanay›m.

JDA’98

JADI © JEDI ’98

KAHVE

Evin içindeyim. Dolan›p duruyorum. Kahve içmeli. Her flekilde bir bardak kahve kahve içmeli. Ama, elimizde kahve hiç kalmad›.
Ç›lg›n olmuflum. Kahve istiyor can›m ve evin içinde bofl bir çabayla koflturuyorum.
Bu s›rada kap› çal›n›yor. Koflturmalar›m›n yönü kap›ya do€ru oluyor ve aç›p bak›yorum kim gelmifl diye. Gelen “eski” sev-gilimmifl. O da kahve içmek için gelmifl. O da kahvesizlikten ç›lg›na dönmüfl ve belki tekrar onunla kahve içmek istermiyim diye sormaya gelmifl.Benim için ise hava hofl. Birlikte kahve içmek için çabal›yoruz. Ama, elimizde avcumuzda hiç kahve yok ki!
Ona:
– Bekle! fiimdi dönerim. diyip, çarfl›ya do€ru kofluyorum. Daha önce neden gitmedi€imi merak ederekten…
“Heryer kapanm›fl!!!”
Kös kös eve dönerken yan›mda bir araba duruyor. Tan›d›klar! Beni eve b›rakabileceklerini söylüyorlar.Bende biniyorum arabaya. Onlardan m› arabadan m› bilinmez, etrafa hain bir kahve kokusu hakim. Kurnazca akl›m› çeliyor bu koku. Tam kendimi kokuyla yo€unlaflt›rm›flken yan›mda oturan bana:
– Kahve içer misin? diye soruyor.
“Ama, eski sevgilim evde.Beni bekler.”
Neyse, dayanamay›p evin önüne geldi€imizde bir yudum kahve içiyorum. Umar›m gören yoktur. Yoksa çok ay›p olur.
Büyük bir h›zla eve kofluyorum. Girdi€imde ise çok flafl›r›yorum. Eski sevgilim kahve bulmufl.Bana:
-Art›k içelim! diyor.
“Ben biraz içtim” diyemiyorum ve birlikte kahve bardaklar›m›za sar›l›yoruz.
‹çmekle tükenmiyor içimizdeki tutku. ‹çip duruyoruz. Bir ara tutkum öylesine doru€a ulafl›yor ki, kahvenin so€umufl bölümünü kafam› kald›rmadan a€z›ma boflalt›yorum. Nefes boruma kaçmay› baflaramayanlar a€z›m›n kenar›ndan, üstüme do€ru ak›yorlar.
Bir ara sevgilimin 盀l›klar›n› duyuyorum. Sonras›nda ise derin bir sesizlik hakim oluyor kulaklar›ma.

JDA’98

JADI © JEDI ekim 1998
Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

 
%d bloggers like this: