Pirenses Jadı Jedi's Blog

Just another WordPress.com weblog

  • Categories

  • Recent Comments

    sona on
    sona on evvel zaman
    JADI JEDI on
    Anonymous on
    sona on VENGO
  • Enter your email address to follow this blog and receive notifications of new posts by email.

    Join 3 other followers

Archive for the ‘Halet-i Pişmaniye’ Category

alanım darlanıyor

Posted by pirensesjadijedi on July 22, 2011

içemediğim tüm şarapların garezi boynumda; tek başına da dolmuyor kadehler; beraber, daralıyor alanım, canım burnuma geliyor; günbatımına huzurumu sallıyorum.

kuyruğum kapanda: mücadeleyi saldım hayata ki mayalansın gündüzlerim gecelerde.

kuyruğum kapana sıkıştı: alanım kodesteyken ancak bende kalır düşlerim.

hep son kadehte kalıyor satırlar: alanım darlanıyor anahtar bende değil, çıkamıyorum.

ferideceydaerdemli©yirmiikitemmuz2011

Advertisements

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

evvel zaman

Posted by pirensesjadijedi on June 13, 2011

bir dik iki olduk ufacık tefecik adam olduk

ne mutlu olduk ama ne olduk da mutlu olduk bilemedik

az gittik uz gittik dere tepe uçak ile gittik

bir baktık aynı yerde evvel zaman içinde kalalamışız

hala anamızın beşiğini tıngır mıngır sallarmışız

büyüğümüze saygıda küçüğümüze sevgide kusur eylememişiz

amma velakin yurda yararlı bir insan haline gelememişiz

sevmişiz sevilmemiş her hıyarın peşi sıra elimizde tuz ile gitmişiz

sevenleri itip ali’nin topu tutmasını beklemişiz

biz neler yapmışız ki bu hayata bir ilmi ihsan edememişiz

sadece sporcunun iri memeli olanı ile yetinmişiz

suçalamaların altında ezile ezile suçlamayı ezber etmişiz

 

daha neler geldi geçti de

bu arada bir insan da olmayı öğrenseymişiz iyi edermişiz…

ferideceydaerdemli©onüçhaziran’2011

Posted in Halet-i Pişmaniye | 1 Comment »

son kahvede temenni

Posted by pirensesjadijedi on May 6, 2010

geldiğimde şu yaşıma bir baktım ki kafamda kötülükler varmış gelecek adına
mutlu bir dünya yerine bana acı dolu güvensiz bir alem algılatılmış
öğretilmiş büyük bir sebat ile sevgisiz yaşamı taşımak
bekler olmuşum hep itilip kakılan olmak
benimsetmişler bana hep başkalarının acımasız ve kötü olduğu
herkesin birbirinin ardından çomak ile koşturduğu
beklemişim bir sopa daha nereden gelecek diye
bir sonraki adımdaki talihsizlik ne olacak diye
daha neler kaybedeceğim
daha ne gibi güzellikler yanımdan geçecek diye
nasıl hakeden olamayacağım
kimler beni terkedecek
kimler daha beni sevemeyecek diye bekler olmuşum…

gitsin bitsin artık bu saçma acılı bekleyişler
nefret yüklü kafadaki sesler
gitsin artık yeter bana öğretilmiş tüm bu kahır ile dolmuş ağır genetik yükler
yeter dayanamıyorum artık bitsin bu sanal felaketten zincirler
biliyorum çünkü bunlar gerçek değiller…

JADI © JEDI 06.05.2010

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

Posted by pirensesjadijedi on May 6, 2010

Kendimden yarattığım
hayalin
hep yanımda

oturuyor şuracıkta
şaşkınsın
duygulanımlardayım
bu şehrin yollarında
karışmış giden manzaralara
yansıman camda

yollardayız diz boyu
gitmişiz dereler boyu
aşmışız tepeleri
şehri bırkamışız geçmiş yaşamlara
bir büyü bulmaya
yan yana
yollardayız
Nemrut’un üzerinde
gün doğumunda
farklılaşmışız

adama varmışız
aşık olduğumuzu anlamışız
bir rüya yaratıp
onda kalakalmışız
asılı durmaktayız
Kendimden yarattığım
hayalini
yanımda hep bölye saklasaymışım

JADI © JEDI 02.04.2010

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

erime noktası

Posted by pirensesjadijedi on July 29, 2009

çürüyor

muyum?

günler kaçıyor ellerimden
kayıyor günler telli göz yaşları gibi

eriyor

muyum?

denizin perileri sarsa da
sarpalasa da
sarssa da
geliyor kıpkırmızı
ruhun erime noktası

ruhum tükeniyor
sabrım yükseliyor
büzüşüyorum gittikçe içime doğru
ağrıyorum
çok ama çok üşüyorum
erirken
çürürken
göçerken üç boyutun içinden

JADI JEDI ’09 ©Temmuz/July 2009

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

gerçekten mi?

Posted by pirensesjadijedi on July 13, 2009

özlüyorum yalnış olduğunu bile bile…

son çektiğimiz fotoğrafımıza her baktığımda içim kavruluyor. aklıma geldikçe sen, bir tuhaf oluyorum. kelebekler uçuşuyor göğüsümde. dakikalar geçmiyor ki bir hayal kurmayayım seninle ilgili. hayaller öyle büyüyor ki şu an ki gerçekliğinden öteye geçiyor: hani sen, yine sen olarak kalmışsın ama daha ulu bir kıvamdasın. içindeki o kıvrak matemler yok da büyücü değil şaman olmuşsun artık.

ama gel gör ki melekler kelamlarını verdiler bir kere: daha benden sana yol yok. ağır saçtılar kelamlarını. hıçkırıklarla geldi tüm gerçekler çayırın ortasında. üstüne basa basa gösterdiler de diyecek bir şey kalmadı. meleklere itaatte hayır vardır.

benden oralara yol yok bu vakitlerde. ama geleceksen gel al. hazırım ve buradayım. sevdiğini biliyorum. bir kez olsun bir çaba göstersen bir kelama, bin nimet alacaksın ömür boyu. bunu da sen biliyorsun. bir de inansan.

sebepler birden fazla, hatalar yapılmıştır vakti zamanında. kimse istemiyor senle beni. kimse onaylamıyor seni bana. sebepler var, haklılar. ama içimde bir yerde bir şey ‘var’ diyor: o sensin! olmuş olanlar, olmakta olanlar ve olacak olanların içinde sen varsın.

ama benden çaba yok artık. olduramayacam özlemleri iki kişi olarak içindeysek bu hatta. gel, beni sevdiğini söyle, hazırım ve dünden razıyım. ben varım. artık biz olalım.

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

Posted by pirensesjadijedi on June 7, 2009

dinlemeden okuma
do not read without listening

derin bir sabah serinliği ön camlardan girdi ve arka kapıdan esip herşeyi bir anda temizledi. oysa ki sıcak günler giderek daralıyor.

sabah sabah öylecene kaldım.

kal – a – kaldım…..

çok hatalı davrandım: biliyorum. engel olamadım. ne yapıyorum allah aşkına? neden bu ısrarcılık politikası? neden hala bu kadar kabayım acaba?

boşverdim işte şu anda yeniden. ne güzel belki yarın göreşecez… belki de bir daha görüşemeyecez. kim bilir?

bu çok güzel… ama bir daha yumuşak uykulara dalınır mı acaba beraber?

hem çekici hem de değil. kovalamaya değer belki ama beklemek gerek. zaman gerek. biraz erken. ama gün gelir eğer doğru düzlemler üzerindeyse olur. bu arada bir koku var bu denizde. kirli bir koku bu işin içinde. söylenmeyen bir takım şeyler var işte. kaçmalar. nedense…. biliyorum başka biri daha var arada. arada bırakan… bu bana anlatılanlardan çok farklı bir sır var.

bir de büyü var başka diyarlarda… bir gizemin gizli boncuklu dokusu gibi bir şey. ama yakın değil. kendi diyarlarından birinde.

yine bir istanbul tıngırtısı var, yeni uyanan şehirde. ben de ise bilinmezliklerin dehrizleri. kararların dönemeçlerinde buruşuk bir doku. kafam mütemadiyen iyi olsun tutkusundayım.

Posted in Halet-i Pişmaniye | 2 Comments »

ne vakit?

Posted by pirensesjadijedi on May 31, 2009

sokaklarda dolaşıyorum. yine aynı işler. ama bu sefer tek başıma…

müzik de olsun istemiyorum bir zamandır. sadece seni düşünmek ve özlememek için.

işin ikilemi aslında şu: senin umurunda bile değil nerede olduğum…

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

Mutluluk Uçurtmasi

Posted by pirensesjadijedi on March 30, 2009

bir kış gecesinde kapıma gelmiş olan şansı tepmişim.
daha yeni anlıyorum…
kafamı her yere vuruyorum…
sokakta kumsalda her gördüğümde aklıma geliyor kapıma iki kere gelen bu güzel insanı nasıl tepmiş olduğum…
çıldırıyorum…

o şans bana düşlerimde mutluluk uçurtması verdi dün gece
ki uçurabiliyim diye kalenin burçlarından…
sonra gitmem gerektiğinde uzak diyarlara onu çok özledim telefonun tellerinde sesini duyunca…
kavuştuk yine rüyalarda ve uçurduk mutluluk uçurtmasını…

keşke rüyada kalmasa
keşke o şans bu sefer bir bahar gecesinde kapımı yeniden çalsa…

Jadı Jedi 2009 ©

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »

Posted by pirensesjadijedi on August 19, 2008

Dokundum

Dokundun
Sicak oldu

Sarildim
Sarildin
Bogucu oldu

Seni de cok sevdim
Cok fazla

Sen de sevemedin
Ihanet ettin
Kendine de bana da


JADI JEDI © agustos/august 2008

Posted in Halet-i Pişmaniye | Leave a Comment »